30 Haziran 2009 Salı

STROK BOYAMAYLA RENKLİ DÜNYALAR..


Ahşap boyamada çok zevkli bir alan vardır... Strok boyama. Eğer biraz kabiliyetiniz varsa işi kapıveriyorsunuz. Çiçekler, meyveler,kuşlar,dallar ,yapraklar, balıklar.. hatta resimler yapabiliyorsunuz. Evi badana yaptırırken kızımın ve oğlumun odalarının duvarlarını ben boyadım.. hızımı alamadım anlayacağınız. Kızımın duvarını yarısına kadar duvar kağıdı kaplıymış havası vererek boyadım, eşit arlıklarla bordo pembe çizgiler yapıp aralara basit dallar attım. Üstünede bordür gibi bir şerit oluşturdum.. Kızımın oda takımını alırken tuvalet aynası yoktu. Ben de Çağlayandan bir komedin ve ayna alarak aynı renklere boyayarak takım oluşturdum. Üzerine strokla duvarla uyumlu çiçekler yaptım..

Bu minik bir pano... Kendimi mutlu etmek için yaptım.. yalnız kendim için. Strok kartelalarında papağan resmini görünce bodoslama işe dalıp bu papağanı yaptım strokla... Palmiye ağacını bir kere daha yapmıştım . Böyle bir kıyı hayal ettim ada gibi... Geçen sene Fethiye'den minik minik taşlar toplamıştım. Biraz kumla dekopaj tutkalı ile taşları da yapıştırınca ortaya bu çıktı.. Kafam bozulunca kaçıp gidiyorum bu kıyıya.. ( papağan bir liradan biraz büyük boyutta)

Bu da küçük kartondan bir çikolata kutusu.. üzerinde yazılar vardı. Basit tomucuk güller yaparak bir hediye kutusuna çevirdim. Yapacağım takıyı bu kutu ile hediye edeceğim.

Bunu çok beğenmem ama ilk yaptığım işlerden biri.. bi cesaret yapmışım..işte. Anneme hediye etmiştim böbürlene böbürlene .. ha ha ha.. gülüyorum tabi şimdi..

AAAA... bak bu serserilere bayılırım. Banyomda pamuk kutusu görevini görüyor. Çok severek kullanıyorum. Anne balık ve yavruları..Takılmışlar anacıklarının peşine gezinip duruyorlar.. Rujunu da sürmüş.. oohh..


AHŞAP BOYAMADA YENİ BİR TEKNİK...


Ahşap boyama derya gibi bir alan. Ben bu işi çok sevdim ve birkaç kere çalıştım. Sanırım size de ilginç gelecek. Bilenler vardır tabi ama bilmeyenlere ilham kaynağı olur.. Öncelikle bildiğimiz 2,5 litrelik fanta şişesini alıyorsunuz afiyetle içiyorsunuz. Güzelce yıkayıp kuruduktan sonra kağıdını söküyorsunuz. Başka içeceklerin ki olmuyor çünkü bu şişe düz ve yumuşak. Bir bıçak ya da falçata yardımı ile üst ve alt kısımlarını kesiyorsunuz. Boru gibi bir şekil kalıyor elinizde. Bu parçayı da yukardan aşağıya kesip dikdörtgen bir şekil elde ediyorsunuz. Sonra yapmak istediğiniz peçeteyi seçip katlarından ayırıyorsunuz. Peçete tutkalı ya da dekopaj tutkalı ile bu pet şişe parçasının üzerine peçete şekillerinizi yapıştırıyorsunuz. Kuruyunca peçetenin kenarlarından makasla parçaları kesiyorsunuz.İstediğiniz gibi şekil verme imkanınız var. Ben mavi çiçekler ve kelebekler kullandım. Çiçeklerin yapraklarını hafifçe büktüm dibinden böylece boyut kazandılar.


Daha önceden tahta zeminimi hazırlamıştım. Panonun üzerine simli pasta rölyef sürdüm spatula ile şekil verdim. Kurumasını bekledim.. Ertesi gün çiçeklerimin renklerine uygun olsun diye mavi, sarı ,yeşi renklerle gleyz kullanarak zemin rengini oluşturdum. Bu işleminde kurumasını bekliyorsunuz. Boyayı biraz eskitmek için biraz zımparaladım böylece alttan simler gözüktü. Işıltılı bir hal aldı zemin. Sonra çiçekleri oluşturduğunuz peçeteden tekrar kesip katlarından ayırıyorsunuz. Yapacağınız dizaynı hayal edip uygun yerlere bu peçeteleri yapıştırıyorsunuz.Daha sonra da pet şişeden yaptığımız çiçekleri yapıştırdığımız çiçeklerin üzerine yapıştırıyoruz. Ben sağlam olsun diye döşeme kaplamada kullanılan zımba ile çakıp tutturdum. Evimizde kullandığımız bulguru biraz dekopaj tutkalı ile karıştırıp çiçeklerin ortasına koydum. Kuruyunca boyadım.. Sapları olmadığı için pasta rölyefle kabartılar yapıp dalları boyadım . Bir demet çiçek elde etmiş oldum.. Umarım beğenmişsinizdir...

28 Haziran 2009 Pazar

KÜRKÇÜ DÜKKANINA GERİ DÖNDÜM..


Bodrum gerçekten harika ...ya da benim için öyle.. Kurak bir bölge ama bakıldığı zaman kendinize harika bir dünya yaratabiliyorsunuz.. Oğlumun doğumu ile birlikte sahip olduğumuz tatil köyü işte böyle bir yer.. bol bol resim ekliyorum..Benim çocuklar burada büyüdü.. Her yaz edindikleri arkadaşları ile burda güzel anılara sahip oldular. Yeni dostlar edindik..14 yıl olmuş bu sene hesapladım da...Zaman su gibi akıp geçiyor..


Buranın en güzel yanı sanırım güvenli oluşu... Hep aileler kalıyor.. Küçük bir otel yapılmıştı ama seneye orayıda apartlara çevirecekler. Ne yana baksanız başka bir çiçek.. Ben renkleri çiçekleri çok sevdiğim için bayılıyorum bu işe..


Gece de harika tabii.. Gün batımı çok güzel olur gerçi ama ben tembellik edip çekmedim..
Aslında bu garibim tek değildi büyük bir ailesi vardı ama bu sene tek başınaydı.. gerisi ne oldu bilmem..

Çoğu zaman çıplak ayakla çimlerde dolaşıp elektriğimi atmaya çalıştım..Kitap bile okumadım....Sadece tembellik yaptım.. Bu sene babamın hastalığı vefatı falan hep uykusuzluk çekiyordum .. Aman yarabbi.. ne uyudum .. ne uyudum... ye iç uyu tabii 3 kg fazla ile döndük .. yarın kocayıda yanıma arkadaş yapıp rejime başlıcaz.. göya.. ha ha ha .. bakalım kaç gün sürecek..
Burdaki çimlere sırt üstü yatıp gökyüzünü seyretmek harika..Gece yıldızlar pırıl pırıl..
Aşağıdaki resmin olduğu yerden yukarı çıkarken bir hanımeli varki.. mis gibi kokar.. çekin çekin koklayın .. ne güzel kokuyor değil mi? ooohhhhh....

Burası mini bir göl.. İçin de kırmızı balıklar gezer..
Burası da her gün yüzdüğüm yer.. herkes için yüzdüm..siparişler vardı..


Fotoğrafı çektiğim noktadan plajın görünümü..
Plajdan fotoğrafı çektiğim noktaya bakışım...

12 Haziran 2009 Cuma

İSTİKAMET BODRUM...


Allahım bu hafta nasıl yoğun geçti anlatamam.. Öncelikle diş işim uzadı her gün dişçiye gitmek orunda kaldım.. Eğer bugün sorun çıkmazsa tatile bir gün kala zor bela yeni dişler takılacak.. İnşalllah diyeyim artık.. Çarşamba gecesi oğlumun veda gecesi vardı..Anasınıfı dahil 9 senedir çok güzel bir sınıfla beraberdik... Evet beraberdik diyorum çünkü velilerde aynı samimiyetle çocuklarımızla birlikte hareket ettik...Çocuklarımız öğretmenimiz sayesinde özgüvenli, araştırmacı, dışa dönük,her konuya duyarlı ve ilgili, sosyal... say say bitmez.. Çok güzel bir geceydi..neredeyse hiç yerimize oturmadık..ne çocuklar ne de biz..Hala gecenin etkisindeyim...





Eveeeettt ... tatil.... Bu sabah erkenden yola çıkacağız.. Karneyi aldık.. hoooppp.. Bodrum'a... Babamın rahatsızlığı, tedavisi,vefatı derken çok yıpratıcı bir sene geçirdik. Tatil derken benim için bir nebze olsun kafamı toparlamak önemli olan..Kitabımı okuyup dinlenmek...tembellik yapmak...güneşin sıcaklığıyla donan kalbimi ısıtmak istiyorum..İki haftadır hep hazırlık yapıyorum.. Oğlumun gecesi için ayrı.. tatil için ayrı... Dolapları elden geçirdim.. Yazlık kışlık ayrıldı.. olmayanlar dağıtıldı.. Eksikler belirlendi..alışverişler tamamlanmaya çalışıldı. Bu işler basit de değil. Her şeyi bir anda tamamlayamıyorsunuz.. Pek çok hanım bunların nasıl angarya işler olduğunu bilir... Ama tatlı yorgunluklar.. Hayattan her aşamada zevk almaya çalıştığım için bunları yaparken de tadını çıkarmaya çalıştım..Kendime bir sürü şey aldım. Merter'e yolumuz düştü biraz dolandık ailece . Uygun şeyler buldum. Aşağıda ki kot kapriyi onbeş liraya , beyaz kapriyi on liraya aldım.Puanlı tişörtle nar çiçeği askılı penye mavi jeans.Kardeşimin arkadaşı orda çalıştığı için onlarıda indirimli aldım.. Dört ayağımın üstüne düştüm yani.. Mavi çiçekli elbiseyedi kursumun karşısında ki uyduruk bir dükkanda buldum. Onu da yirmi beş liraya aldım. Mavi ayakkabıları trafik sıkıştığı için inip yürüdüğüm gün aldım . Kısmetim varmış...kızım bugün gitti kalmamış he he..Ayakkabı yirmi dokuz lira..Beyaz gömlek Merterden ha ha ha .. yedi lira.Lacivet askılı atlet Mudo..yirmidört lira..












Artık yatmam lazım çok yoruldum. Sabah erken kalkacağız... 15 gün yokum ... Kucak dolusu malzeme ile döneceğimi umuyorum. Sevgilerle...

9 Haziran 2009 Salı

Kurdele Nakışı


Kurdele işlemek nasıl zevkli bir şey anlatamam..Eminönü'ne her gittiğimde acil lazım olmadığı halde dayanamayıp yine renk renk kurdeleler alıp geliyorum. Sonra bide evde açıp açıp seyretme fasılları var... Daha önceleri yaptıklarımı fotoğraflama alışkanlığım yoktu. O yüzden sattığım ya da hediye ettiğim pek çok parçanın resmi yok.. Ama bazen misafirliğe gidip elimde makine şak şuk eski yaptıklarımı fotoğraflıyorum..Elimde yarım işler var onlar bitince onlarıda yayınlarım..


Tepsilerin içi işlendi.. Ahşapları alındı...İşlemenin içinde ki renklerle zemin boyandı ...Üzerine boya çatlatma yapıldı... Böylece aradan görünen renkler işleme ile uyum sağladı. Yukarda ki tepsiler aşağıda ki teknikle boyandı..


Çatlatma şekilleri farklı dikkat ettiyseniz bunun sebebi fırça ile düz , kesik kesik sürdüğünüzde üstteki bitmiş modeller gibi oluyor... Eğer stensıl fırçası ile boya alıp pat pat vurarak yaparsanız içinde işleme olmayan modeldeki gibi çatlıyor...



Üsteki bir kare örtü.... Bodrum Yalıkavak pazarından birkaç sene önce almıştım.. Her kareye farklı bir çiçek işledim.. Böylece değişik çiçek işleme tekniklerini öğrenmiş oldum..

Üstteki bir masa örtüsünün bir bölümü.. Aslında başlamadan önce tecrübesizlik tabii...kumaşı tül gibi birşey seçmişim. işlerken bir çiçekten diğerine geçiş yaptığınızda kurdele görünüyor ve kötü bir görünüm yaratıyordu. Bu nedenle her çiçeği işleyip kurdeleyi kesip tutturdum .. deli işi yani..Her biri tek tek işlendi... ama inada bindi bitirdim...he he .

Bu panoyu kendime yapmıştım ama çok sevdiğim bir arkadaşım beni kandırdı ve satın aldı...İşte böyle ... Bohçamda başka şeyler var... yavaş yavaş açıcam merak etmeyin.. sevgilerle...

8 Haziran 2009 Pazartesi

KUTU KAPLAMA


Eğlence olsun diye başladığım kutu kaplama işi beni çok sardı... nerde boş bir kutu görsem stokluyorum kaplarım diye.. İşin komik yanı eline kutuyu alan bana getirmeye başladı. Al sen bunu değerlendirirsin birşeyler yaparsın mutlaka diyorlar. Yani kutu arama işine son verdim sağdan soldan geliyor.. Parfüm kutuları , bazı ayakkabı kutuları, kahve fincanı kutuları güzel oluyor. Kalp şekli, yuvarlak olanlar daha estetik bir görünüm sağlıyor. Başka bir gün adım adım kutu kaplama işini fotoğraflayıp yayınlayacağım... Bugün, daha önce kapladıklarımdan birkaçının fotoğrafı var elimde .. onları yayınlıyorum..










7 Haziran 2009 Pazar

PASTA


Dün o kadar dolu dolu bir gündü ki anlatamam.. Sabah erkenden Kerem sınava girdi. O arada görümcemde kahvaltı ettim, Kerem'in takım elbisesinin içine gömlek,kravat ve kemer işini hallettim. Dönüp Kerem'i aldım. Sınav iyi geçmiş ona da sevindim. Eve geldik akşam İrem'e yaptığım pastayı aldık ablama gittik. Akraba günümüz vardı.. Allahım İtalyan aileler gibiydik.. bağırış... çağırış..sofralar kahkahalar gırla gitti. Gece bir de arkadaşımın kızı rahatsızlanmış ona uğrayıp geçmiş olsun dedik. Eve geldiğimde bir de yazı yazdım bloğa... sonra yattım..sızmışım.. sabah anlattıklarına göre horlamış bile ha ha ha ha ..Gelelim kızıma yaptığım pastaya..

Üç tane hazır pasta hamuru aldım. Böylece iki kat değilde üçer katlı iki pasta yaptım.Çilekli pasta kremamı ve çilekli krem şantiyi çırpıp hazırladım. Çileklerimi yıkadım dilimledim. Kek hamurlarını reçel suyu katıp karıştırdığım sütle ıslattım. İlk katın üzerine pasta kreması sürdüm üstüne çilekleri dizdim tekrar pasta kreması sürüp ikinci hamur katının koydum . Aynı işlemleri tekrar edip son kat hamuru koyup pastayı ikiye bölüp parçaları sırt sırta verip kelebek şeklini oluşturdum. Diğer pastayıda aynı şekilde oluşturup ikinci kelebeği yaptım. Üzerlerini çilekli krem şanti ile kapladım. Aslında ben üstünü pembe şeker hamuru ile kaplıcaktım ama kızım istemedi. Görüntü şahane olacaktı ama ona yaptığım için boynum kıldan inceydi ne yapalım.Daha önceden, pastaları üzerine yerleştirebileceğim boyutta bir tuvali, önce poşete koydum sonra da paket kağıdı ile kapladım. Kelebekleri üzerine yerleştirdim. Üzerini süsledim.










LinkWithinn

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...