30 Temmuz 2009 Perşembe

DİŞÇİDEYİM GELİCEM...


Geç kaldım hala yazmaya çalışıyorum yaa..Gene dişçiye gidiyorum ...Pazartesi ölçüm alındı.. Metal provasına gideceğim bugün.. İnşallah iyi oturur...haftaya biter mi acaba ? Herkesi öpüyorum...

29 Temmuz 2009 Çarşamba

ÇAT..ÇAT..ÇATLATMA..

Kızım okulda elişi dersinde bu objeyi boyayıp ödev yaptı .. ama korkunç bir şey olmuştu. Yıl sonunda eve getirdiği zaman kazıdım temizledim zımparaladım. Ama zemin istediğim gibi düzgün olmayacağı için çatlatma yaparak görüntüyü kapamayı düşündüm.Zemini pembeye boyadım iki kat... Folkar'ın boya çatlatmasını kullandım. Bir kat sürdüm kurudu...ikinci katı sürdüm tam kurumadan stensıl fırçası ile krem rengi boyayı bol bol alıp pat patlayarak zemine vurmaya başladım.... zaten hemen çatlamaya başlıyor...Tabii bu işlemi her kenar için ayrı ayrı yapmak gerekiyor.. bir tarafı yapıp hemen öbür kenarı yapmaya kalkarsanız boyanın akma toplanma sorunu olabilir . En azından boyanın kendini çekmesi akmıcak hale gelmesi lazım...
Üzerinde ki çiçekleri elle strok boyama ile yaptığımı düşünebilirsiniz... Ama bunlar dekopaj. Yine elle yapıldı ama fotokopilenerek çoğaltıldı ,kesildi ve yapıştırıldı. Çok ince bir şekilde kestiğim için
el boyaması gibi duruyor. Böylece kızımın yaptığını yeni bir stil ile yenileyip kullanılabilir bir hale getirdim.. Atmıyoruz... değerlendiriyoruz...
Bu da daha önce üzerine eşimle bir resmimizi transfer ederek yaptığım takı kutusuydu... o zaman kullandığım cila nedense iyi çıkmadığı için nemli bezle toz ala ala üzeri puslandı.. görünüm kötü oldu. Bende yatırdım leğenin içine suya . Kullandığım malzemeler hep su bazlı olduğu için çözülüyor...Yumuşayınca ahşabında şişmesini önlemek için sudan çıkardım.. temizledim . Kuruttum üzerinde genede pütürler kalabildiği için daha önce anlattığım gibi ,yine çatlatma yapmaya karar verdim. Yatak odam krem kahve olduğu için altına koyu kahverengi boya attım. Bir kat yeterli oldu çok koyu renk olduğu için. Kuruyunca Yine Folkart'ın boya çatlatmasını bir kat sürüp kurumasını bekledim. İkinci katı sürüp elimde dokunduğumda hafif bir yapışkanlık kaldığında krem rengi boyamı bu sefer fırça ile sürerek uyguladım. Fırçaya boyamı aldım 5-6 cm sürdüm fırçamı kaldırdım... tekrar boya aldım fırçaya aynı işlemi kestiğim yerden devam ederek sırayla devam ettim. Altsıraya geçtim... tüm yüzeye bu işlemi uyguladım. Kuruduktan sonra sonbahar yapraklarının renkleri yaptığım işe çok uyduğu için kestim ve peçete tutkalı ile yapıştırdım. Tabii peçete 3 kat biliyorsunuz tek katını ayırıp yapıştırıyoruz. Üzerinden bir kaç kat dekopaj tutaklı geçerseniz aradaki alanlar dolarak cam cila gibi pürüzsüz bir görünüm oluşur.. sonra da kaliteli bir sprey cila atarsanız tamamdır...

28 Temmuz 2009 Salı

KURDELE MALZEMELERİ....

Hobisi olan bilir...kafanızda hep birşeyler uçuşur. Şunu şöyle yaparım, aaaa bu buna yakışır, dur şunu da alayım kullanırım, bunu burda uygularsam nasıl olur... falan....sürüp gider böyle. Nerde dolaşırsanız dolaşın sürekli malzeme alırsınız....kullanacağım diye ! Yavaş yavaş dolaplara sığmaz olursunuz. Zaman zaman ev halkının gazabına uğramamak için toparlar, düzenler üst üste koyar,
gruplamaya başlarsınız ama işin içinden eğer ayrı bir odanız yoksa çıkamazsınız. Yüklük diye yaptırdığım özel dolap doldu taştı... Ahşap boyalar ,cam boyaları,ahşap -seramik objeler, tuval,takı malzemeleri,iplikler,kumaşlar, kaplanacak kutular,tutulan defterler, dekopaj dosyaları,peçeteler,yan malzemeler,fırçalar........herkesin bir zaafı var benimki de bu :malzeme almak...
Kurdele işi o kadar güzel ve renkli bir uğraş ki dayanamıyorsunuz..kurdeleler beni deliye çeviriyor; al beni al beni diye yakalıyor yakamdan...ne yapayım alıyorum. Şifonu, sateni, ipeği, organzesi...çeşit çeşit renk ve desende...

Moline iplikler de kurdele işinde en çok kullanılan malzemelerin başında geliyor.Ben annemin küçükken bize öğrettiği gibi kesip örerek kullamayı seviyorum dağılmıyor böyle.

Telli kurdelelerle, kapladığım kutuların üzerinde güller,çiçekler yapmayı seviyorum.Şık duruyor...Nasıl büküp şekil verirseniz öyle kalıyor çok kullanışlı...

Tabi ipek kurdele her zaman için makbul olanı, pahalı ama işlemesi rahat, görünüm harika oluyor. Ebrulisi ayrı güzel... daha zengin bir görünüm sağlıyor.


Bir sürü yan malzeme de gerekiyor.Çizim için uçucu kalem,hayalet ip,iz bırakmayan karbon,aparatla gül yapımında kullanılan alet,simler,bal mumu,özel iğneler falan..


Bu kutu işlerken kullanmam gereken malzemeleri toparlıyor .Alıyorum yanı başıma birdaha kalkmıyorum hiç...Ne istersen yanı başında...

Burda da kum boncuklar,kırık boncuklar,küçük inciler,rengarenk pullar var. Bunlar da işinize zenginlik katan şeyler ...

Küçük el havlusu .. mutfak için, sebzeler işlemiştim üzerine:pırasa,havuç ve bezelye...

Bezelyenin içine tanelerini de yaptım ki daha doğal olsun..
Bu da modaydı.. dantel üzerine kurdele işi işleyip havluya dikmek...Küpe çiçeği, pul ve boncuk ta koymuşum...tohumlarını takmışım...

Havlunun tamamının görünüşü...
Yoruldum valla..benden bu kadar.. Yorum istiyorum.. yorum...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

BENİMDE ŞALIM VAR....


Akşam balkonda çay içerken yarım işlerimi düşünüyordum.. ne zaman bitireceğim diye..Pat diye aklıma şal geldi... birkaç motif eksiği olduğu halde bir türlü bitiremediğim ! Hemen kalktım dolaptan çıkarıp bir hararetle yeni motif yapmaya başladım...Oğlum geldi o arada ...tavla merakı var bu ara dün yendi yaaaaa.. gene yenerim diye ısrarla oynamak istedi.. eeee.. hastaydı iki gündür anne yüreği.. dayanamadım..işi bir kenara bıraktım..5-4 yendim dondurmasına oynadık.. hasta olduğu için sonra ısmarlıyacak... Tabii.. hava karardı benim şal tek motif yapmamla kaldı, canım istemedi sonra .. ama resimledim işte en azından..


Kare makarada evde o dönem bulunan iplerle başladığım motif...Dış kısmı lacivet, içteki motif bembe-beyaz ebruli gibi bir şey..Dış kısmı ik i kat, iç kısmı üç kat sardım...


Kenarlarını arada iki zincir çekerek topladım, üstünüde zincirle bir yandan diğer motiflere bağlayıp bir yandan boşta kalan kısımlarını kapatarak döndüm..


İşte böyle.. balkon estiği zaman üşüdünüz mü diye sorup.. getirebileceğim ..ben yaptım diye hava atabileceğim bir şalım oldu.. hih hih hi...birkaç motifi kaldı..bitiyo bitiyo..

Haaaa.. bu mu... bu arkadışımın evinde minik kızlarına bakan sevgili Gohar'ın bize sunduğu meyve tabağı... Yendi gitti o akşam afiyetle...bari emeği boşa gitmesin resmini çekmiştim yayınlayayım herkes görsün istedim...Çok güzel değil mi ?

26 Temmuz 2009 Pazar

ESKİLERİ DEĞERLENDİRME...


Eşantiyon çıkmış bira bardağı idi.....güzel bir süs oldu... Tek tek böyle bardaklar herkesin evinde vardır.. aslında bunlar beş tane seri şekilde yapılmış renkli bir takımdı.. oğlum topu atınca diğerleri kırıldı.. bir bu kaldı.... Üzerinde yazılar ve logo vardı.Enamels boyalarla ,ponpon fırça ile tamponlayarak yeşile boyadım. Küçük dekopajlarım vardı.. Dekopajı yapıştıracağım yere biraz çiçeklerin renginde patina yaparak zemin oluşturdum. Dekopajlardan çiçekleri seçip üzerine yapıştırdım. Altıdaki boğuma da nikah şekerlerinden kalıp atmadığım ıvır zıvır kutusundan çiçek seçip uygun renkteki kurdelelrle bağladım..
Bu da komşumuzun bahçesindeki ardiyede bulduğumuz boza şişesi... Cam buzlama ile tamponlayıp ...peçeteden asma yapraklarını yapıştırdım. Elimde kalan az sayıda ki taşları üzüm bağı gibi yerleştirip bu şekilde bir şişe oluşturdum...Altın yaldızla helezonlar yapıp süsledim. Dalları oluşturdum...ara bağlantıları yaptım .. Böylece şişe evrim değiştirdi.. he he he ..


Bu da eski bir şişeydi .. Altın rengi buzlamaya katıp onunla tamponladım.. Üzerine tek kalan bir altın rengi stikırı yapıştırdım..içini boyadım.. yeni bir sıvı sabun şişesi oldu....Eskilerinizi gönderin değiştirelim ...hha ha ahahaha...By...

25 Temmuz 2009 Cumartesi

ZUZULAR...



Bu sevimli askıyı kardeşimin çok tatlı bir arkadaşına yaptım.. ama henüz gönderemedim. Sinem'cim gecikmeden dolayı özür dilerim . Güzel kızını öpüyorum bu vesile ile...Muuuccckkk...
Birgün böyle kırlık bir yerde evin olsun, kiraz ağacının altında kuzular ve tavuklar gezinsin inşallah.. bizi de çağırmayı unutma sakın... Evet ..özet olarak strokla evin çatısında ki keremitleri yaptım.. evi kırmızı tuğlalı olarak hayal ettim. Ağaç kiraz ağacı ...üstü kiraz dolu..Çimenler, otlar, börtü böcek, çiçekler yaptım. Bir ara Paşabahçe'den aldığım tahtadan hayvancıkları silikon tabancamla yapıştırdım. Kuzulara bayıldım....


Oy oy.. yerim ben zıplayan zuzuyu..Mutlu mutlu arka ayaklarını kaldırarak koşarmış..


Bu da susamış su içermiş...
Eeeee.. bugün de sevimli askıyı tanıttık. Çocuklarla ilgili herşeyi seviyorum.. Bir yanım hala öyle..Zaten böyle olmasa bu duygusallıkla sorunların altından kalkamazdım...Küçücük, sevimli bir figür, bir resim, bir oyuncak beni çıldırtmaya yetiyor...iyi geceler..

23 Temmuz 2009 Perşembe

TRANSFER TEPSİLER...


Trasfer tekniği, bence ahşap boyamada en güzel, maharet ve deneyim isteyen bir teknik. Tabi resmi yırtmadan tam olarak aktarmak önemli ama sanırım resmi tamamlamak ta bir o kadar önemli... Yukarıda ki resmi ve tepsiyi arkadaşım almış ama yapmadan kalmış.. kalan bütün malzemelerini bana hediye etti.. Kutudan bunlarda çıkınca ben de ona sürpriz yapmak istedim.Fakat o kadar hızlı karar verip yaptım ki resmi fotokopileyemedim.. Gelelim yapım aşamalarına...Ahşabınızı zımparalayıp tozunu alın. Transfer yapacağınız kısmı açık renge (beyaz,krem de olabilir) boyuyorsunuz. Zımparalayıp bir kat daha boyayıp tekrar zımparalıyorsunuz. Küçük bir dip not: Artık koyu renk zeminler üzerine de transfer yapmayı sağlayan transfer tutkalları var. Hobi merkezlerinde sorarsanız size yardımcı olurlar .Devam..Yüzeyin pürüzsüz ve temiz olması çok önemli. Resminizin ön yüzüne fırça ile transfer tutkalını sürüyorsunuz. Kuruyunca bir kat daha sürüyor..her iki ucundan tutup beyaza boyadığınız yere yapıştırıyorsunuz. Burda dikkat etmeniz gerekenler: elinize temiz pamuklu bir bez parçası alırsanız daha iyi olur. Ortadan dışarıya doğru bastırarak yapışmasına yardımcı oluyoruz. Böylece altta hava kabarcığı kalmamasını sağlıyoruz.Herşeye rağmen hava kabarcığını düzeltemiyorsanız...üzülmeyin ,ince bir iğneyi kabarcığa batırıp havasını alıp üstenden bezle geçin . en az 15-20 dakika iyice bezle resmin üzerinde gezinip tamamen yapışmasına yardımcı olmak gerekiyor. Sonra en az birgün o şekilde bırakın. Ertesi gün bir çay tabağına biraz su koyup sağ elinizin parmaklarını suda ıslatıp beyaz kağıdı hafifçe ıslatarak ovmaya başlıyoruz. Kağıt pütür pütür kalkmaya başlıyor böylece. Bir tur soyma işini tamamladıktan sonra kurumaya bırakmalı, görünüm puslanacak tekrar.Aynı şekilde soymaya devam edin....bir kaç turdan sonra resim tertemiz net bir şekilde görünüyorsa tamamdır. Resminizin etrafında objeniz daha büyükse boşluk kalabilir. O zamanda resmi tamamlamak gerekir. Bu işi yapamam derseniz... onun da çözümü var fotokopicide resmi objenizin yüzeyi kadar büyütüp yanlarda boşluk kalmadan transfer edebilirsiniz.Yukarda ki tepside, resmin dört yanı sınıra kadar devamı gibi tamamlanmış durumda..


Bu bir kartpostal resmiydi aslında . Beşiktaştaki ozalitçiler bu işi yapıyor A 3 boyutunda büyüttüm. Transferi yaptım. Bu sefer tepsinin iç sınırına kadar değilde dışına kadar tamamlama yaptım. Pano gibi kullanacağım. Artık duvarlarda yer kalmadığı için ardiye dolabında duruyor. Bu resmi kumaşa da bastırdım..kurdele işi olarak işliyorum...az kaldı bitince onu da yayınlayacağım. Aynı duvara asarım belkide...nasip artık...

ATLAR...

Peçeteyle çalışmak çok zevkli...tabi bana göre....Atlı peçeteyi aldığım da hemen kafamda hayalini oluşturmuştum. Daha önceden aldığım tepsilerin arasından kare bir tepsiyi seçtim ve işe başladım. Rutin zımparalama ,silme işlemlerini yaptıktan sonra..Alt kısmı uçuk yeşil, üst kısmı açık maviye boyadım. Yan ve arka kısmı hardal rengine boyadım. Kuruduktan sonra zımparaladım, tozunu kuru bir bezle aldım. Mutlaka boyamadan sonra zımparalayın ,zemin çok önemli...ne kadar pürüzsüz olursa o kadar güzel iş çıkar. İkinci kat boyaları da attıktan sonra hafif bir zımpara yapıyorum ben. İyice tozunu alıp, peçeteden atlarımı daha önceden kesip katlarından ayırmıştım.. onları peçete tutkalı ile yapıştırdım. Atların bastığı koyu renk çimenlerden , açık renk çimlerin üzerine birkaç grup daha yaptım. Minik çiçeklerden attım aralara. Arka fona dağlar ve gökyüzüne bulutlar yaptım ve resmi tamamlamış oldum. Kenarlar hardal rengiydi, kahverengi ile eskittim. Cilasını attım ..iş bitti.


Bunu bir arkadaşıma yaptım... Peçeteyi kendi seçti, katlarından ayırdım ama kesmedim. Bütün olarak yapıştırmaya karar verdim. Aslında peçetenin ebadı ne kadar büyürse yapıştırması da o kadar zorlaşıyor. Dikkatli olmazsanız buruşup toplanıyor ya da kat izleri kalarak yapışıyor güzel görünmüyor. Zemini açık maviye boyadım. Daha önce de yazmıştım peçete çalışmasında zemin rengi mutlaka açık renk olmalı. Burda peçeteye en uygun renk olduğu ve yapmayı tasarladığım desene de uyduğu için mavinin çok açık bir tonunu zemin rengi olarak kullandım. Peçetemi en alt kısmın üzerine otutturup peçete tutkalı ile yapıştırdım.


Üst kısmı da gökyüzü gibi bulutlarla süsleyip martılar yaptım fırçayla..Kenarları saks mavisi ile iki kat boyadım .İç kısmı da aynı renkle boyayıp cilasını attım.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

POLYESTER EL BOYAMASI ŞEKERLİK..

Polyester şekerliği öne beyaza boyadım,kurudu, tekrar beyaza boyadım. Üzerinde ki desenler kendinden kabartmalı...İnce bir fırça yardımı ile çiçekleri bordo ve pembeye boyadım.Dalları altın yaldıza, yaprakları yeşile boyadım. Bu kapağın üstten görünüşü...Ortada ki göbeğe de kız Kulesi figürü yaptım...

Aynı şekilde yan kısımları da çalıştıktan sonra.. Kenarlarda ki şeritleri de altın yaldıza boyadım.Folyo varakta kullanılan varak miksiyonunu sürüp altın yaldıza boyadığım şeritleri ,dalları ve göbekte ki resimlerin etrafını varak yaptım sonra da bu kısımları eskittim. ..Antik bir görünüm sağlanmış oldu...

Ortada ki resim sizi ürkütmesin çünkü çok fazla bir resim bilgisi gerekmiyor.. Zemin renklerini oluşturup deniz ve gökyüzünü yapıyorsunuz. Gölge gibi Kız Kulesi'ni yerleştirip.. bir iki kuş yaptınız mı tamamdır. Yanlarda ki daha da küçük göbeklere de iki yandan görünen ağaç dalları arasında deniz ve kayık resmi yaptım minicik. Böyle bir kutu nişan çukulatası için şık bir kutu görevi yapabilir..

18 Temmuz 2009 Cumartesi

SONUNDA ALDIM...

video
Eminönü'ne ne zaman gitsem yolda bu bisiklete rastlar dönerken alırım derdim.. ama paralar suyunu çekince bir türlü alamazdım.. Bir dahaki sefere.. bir dahaki sefere diye aylar geçti. Aslında canım sıkkın kafamı dağıtmaya çalışıyorum ya kendimi gezmeğe vurdum...Sabah bir yerde öğlen başka yerde .. olmadı akşam gezmesi .. düşüncelerimi dağıtmaya çalışıyorum. Sabah arkadaşım Tahtakaleye gidicem dediği anda ben de gelirim diye atladım..Neler neler almadık ki..Onun yazlığa açılır kapanır sandalyeler, rüzgar gülleri, topaç, oyuncak bisiklet,pompa,stikırlar,
oyuncaklı kalemler, pratik çanta,kolye, kahvaltılık,draje çukulata, lokum, tahıllı ekmek pişirmek için iç çekirdek,bonibon, pasta hamurunu kesmek için bir alet, kartuş dolum seti, eldiven gibi toz bezi,değişik bir askı... vs ...vs.....

video

Bu ışıklı topaça bayıldık... o kızına aldı ama ben bisikletle topacı kendime aldım.... Daha önce de baloncuk çıkaran bir zımbırtı varya silah şeklinde.. işte ondan almıştım kendime..he he he...Balkona yeni bir rüzgargülü aldım .. bisiklete binen uğur böceği..

Bu çanta da harika bir buluş, katlı hali bir cüzdan kadar.. At çantana naylon poşet kullanma .. sağlam, şık, yer kaplamıyor, pratik... Lazım olunca çıkar aç kullan...

Çıtçıtı açıyosun hoopp.. hokus pokus.. al sana çanta...
Henüz burda hiç göstermedim ama takı da yapıyorum.. inşallah onlardan da örnekler koyarım zamanla... Tahtadan basit bir kolye ama her tişörtle uyduğu ve hafif olduğu için aldım..


Koçtaş'ta gezmeye bayılırım...Orda duvar stikırları görmüştüm.. gerçi onlar çok kaliteliydi.. iyi bir markanın ürünleriydi ama bunu 3 liraya bulunca almamazlık yapamadım..Duvara, ahşap boyaların üzerinde nerede istersen kullan..dekopaj gibi kullan..

Bunun paketi 9 liraydı.arkadaşımla alıp paylaştık... Eve çocuk geldimi ver sevinsin işte..

Bu da bana çok pratik ve kullanışlı geldi.. eline takıyosun..tozu alıyosun..

Uzun zamandır almak istiyordum pahalı gelip almamıştım..daha önce 17.5 bir yerde 15.. 12 değişik fiyatlarda bulmuştum.. bugüne kısmetmiş...7.5 liraya aldım..

Bu gördüğünüz örümcek gibi şey askı.. 1.5 kg taşıyabiliyor.. Mutfakta biriki birşey asmaya veya takılarınızı asmaya yarayabilir... Aynaya daha iyi yapışıyo ..kuru yere dayıyorsunuz üzerindeki düğmeyi çeviriyosunuz.. vakumlanıp yapışıyo..
İşte böyle..sabah ondan öğlen ikiye kadar gezdik... bayılmak üzereyken.. bizimkiler havuzdaydı kendimizi oraya attık.. Eve geldik..Yemeklerimizi kaptık Emirgan Korusuna gidip yemeğimizi orda yedik...Yorgunum ama epeydir burda çakılı kaldım resim yükle yazı yaz.. bittim artık.. uyumaya gidiyorum.. hadi iyi uykular..

ÇEŞMİ BÜLBÜL...


Osmanlı işi seramik çeşmi bülbül....Üzerinde bir sürü teknik barındırıyor:varak, çatlatma, transfer ve tamamlama. Öncelikle seramik parçamızın nemli bir bezle güzelce tozunu alıyoruz. Kuruduktan sonra transfer yapacağımız yerleri beyaza, varak yapılacak yerleri altın yaldıza boyuyoruz. Kuruduktan sonra birer kat daha boyuyoruz böylece zeminleri oluşturmuş oluyoruz.Transfer edeceğimiz resimleri daha önceden mutlaka belirlemeli , renk uyumunu buna göre ayarlamalıyız. Trasfer tutkalı ile( Transfer tekniğini sonra aşamalı olarak anlatacağım) resimlerimizi aktarıyoruz. Enaz bir gün dursun... daha güzel çıkıyor. Ertesi gün elimizi hafifçe ıslata ıslata yapıştırdığımız kağıdı ovalamaya başlıyoruz.Resmi ön yüzünden yapıştırdığmız için beyaz kısmını ova ova çıkarıyoruz. Birkaç turda ancak temizleniyor sabırlı olmak lazım. Biraz kurumaya bırakıp puslu bir görünüm olunca tekrar ovalamalıyız... ta ki.. resim tertemiz çıkana kadar. Kenarlarda kalan kısımlar resmin devamıymış gibi tamamlanır. İşte bu aşama biraz yetenek gerektiriyor.. Renk bulma, renk tutturma,resim bilgisi gibi şeyleri bilmek gerekiyor.


Seramiğin iki yüzü var. Bir tarafa başka ,diğer tarafa başka resim transfer ettim. Her ikisi de yırtılmadan çıktı,tamamlandı. Çatlatma yapacağım ve daha önce altın yaldız rengine boyadığım yerleri, altın yaprak varakla kapladım, süpürdüm ,ütüledim. Üzerine çatlatmamı sürdüm. Aktığı için seramiğin üzerine, çatlatma sürmem biraz zor oldu arada yukarı doğru hafifçe toparladım
alışık olduğum için bu işi kıvırdım . Zamanla el alışkanlığı kazanıyorsunuz. Aslında çatlatmanın üzerinden tekrar tekrar gitmemek lazım. İyi çatlamıyor sonra.. Kurudu bir kat daha çatlatma sürdüm. Tam olarak kurumadan, stensıl fırçası ile bolca bordo boya alarak çatlatmaya başladım. Üzerinde oynamamak lazım. Hızlı, aynı stil ve boya kalınlığında kalmaya çalışarak bu işi tamamlamalı.

Çeşmi bülbülün bazı yerleri ki bu kısımlar resimlerin kenarı ve tabağın kenarlarındaki yerler ,oraları çatlatmadan varaklı olarak bıraktım . Daha güzel oldu. Daha sonra resimlerin üzerinde oynadım. Kadının elbisesine altın yaldız kontüre, en ince ucu takarak, süsler yaptım , kolye yaptım, üzerinde ki elbiseye işlemeler ekledim.


Bu da diğer kısmından görünüş..Burada da süslemeler yaptım... Tozsuz temiz bir ortamda cilasını atarak tamamladım.. Ve satttıımm...Ama çok sevdiğim birine. Yaptığım herşey evladım gibi oluyor ..ayrılmak zor geliyor ,daha doğrusu bunun gibi aşamalı ve meşakkatli işler çok emeğe dayandığı için vermek ya da satmak istemiyor insan....Ama değer bilecek birine gittiği için gönlüm çok rahat..

LinkWithinn

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...