29 Ağustos 2009 Cumartesi

KURDELE İŞİ ÇANTA VE AYAKKABI...


Büyük bir ihtimalle taşınma durumum ortaya çıktı.Ayakkabıları bir elden geçirdim dün verilecek varsa ayırayım diye...Kutudan bu ayakkabı çıkınca o arada bir de bunları fotoğrafladım. Unutmuştum gerçekten. Nasıl bunları göstermedim diye de şaşırdım. .Dolaptan kılıf için de sakladığım çantasını da çıkardım ayakkabı ortaya çıkınca....Hemen paylaşıyorum.


Siyah monoral (yanlış yazmadıysam)kumaş üzerine işledim.Desenimi belirledikten sonra kumaşa aktardım.Aslında güllerimi çok uçuk pembe tonlarında planlamıştım. Ama sonradan kullanım açısından bu tonun daha uygun olacağına karar verdim.Önce dallarımı iğne ardı ile işledim,gülleri ve yaprakları yaptıktan sonra arada biriki yere boncuk işledim.



Deseni çanta üzerine uygun şekilde çizdim.İşleme aşamaları bittikten sonra Fatih'te yaşlı eskilerden kalma bir ayakkabı ustasına götürüp yaptırdım. Tıpkı elbise provası gibi ayağımın kalıbını çizdi,iki kere provaya çağırdı.İlginç bir adamdı.Tam bir İstanbul beyefendisi...




Kumaş olduğu için özel günlerde kullandım sadece bir kaç kere...ama çok severek giyiyorum. Ben yaptım demekte ayrı bir keyif.. tarifsiz bir duygu...Dün bu fotoğrafları çektikten sonra...çamaşır asmak için balkona çıktım ,eğildim,havluyu elime aldım..hani asmadan önce bir çırparızya ..işte havluyu çırpmamla beraber bir çığlık attım. Belime bir şey oldu ..ne oldu bilmem ama beni ağlatacak hale geldi..içeri girip yattım yatış o yatış..daha öncede belim çok tutulmuştu ama böylesini ilk yaşıyorum. Umarım sadece kas spazmıdır.. daha önce kullandığım ilaçları almaya başladım hemen...şu taşınma telaşının içinde ne yaparım bilmem. Olmuşla ölmüşe çare yok derler, bakalım zaman neler gösterecek...Çok yoruldum hemen gidip yatacağım.. hoşçakalın...

28 Ağustos 2009 Cuma

KUTU KUTU PENSE...







Kapladığım bir çukulata kutusu...Kırmızı ekoseli kumaşla kaplayıp üzerini süsledim.Çok sevdiğim birine içi yılbaşı figürlü kurabiyelerle dolu olarak hediye gitti. Yeni yıl ve sevgi üzerine yaptığım için tabii ki kırmızı olmalıydı. Aşağıdakiler kutuya konan kurabiyeler...


Bu da bir arkadaşımın kızının odasına yaptığım ahşap kutu. Alt kısmını ekru boyadım, oda takımı bu renkti çünkü. Bu kumaşa çok yakın bir yatak örtüsü aldık. Ben de Eminönü'nden bu kumaşı buldum,üst kısmını önce elyaf sonra da kumaşla kapladım. Üzerini beyaz dantel ,değişik kurdeleler ile süsledim. Yan kısmı aynı kumaştan kestiğim şerit, üzerine pembe ve daha ince beyaz kurdele ile sardım. İç kısmını da kumaşla kapladım. Daha sevimli oldu...


Alttaki kutuyu ise yapışkanlı kağıt ile kapladım.Hatta kağıt kutu yırtıktı. Önce bantla güzelce tamir ettim. Sonrada kapladım. Böylece tüm hatalar kapanmış, hemde kullanışlı şık bir hale gelmiş oldu.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

SANDALYE KAPLAMA...


Bu sene bir kaplama merakı geldi ki sormayın...Teneke,metal,karton kutu olsun....eskiyen eşyaları kumaş kaplama olsun..dekoratif kaplamalar olsun...hepsi hoşuma gidiyor.Koltuklarımın kumaşlarına benzer kumaş buldum Eminönü'nden salona iki tane kocaman minder diktirdim. Biraz kumaş kalmıştı.... Bir ara içinde hediye gelen bir kutuyu bu kumaşla kaplayarak uyumlu dekoratif bir hale getirdim. Daha önceden çerçeve ve mumluklar almıştım aynı kumaştan tesadüf..takım oldular...


Bilgisayar salonda duruyor, birimiz kalkıyor diğerimiz oturuyor.... dolayısıyla bu sandalye çok kullanıldığı için kumaşı yırtıldı.Atacak oldum aslında gıcırdıyordu üstelik...Hatta yeni bir tane bakındım bile...Akşam evde bir şey ararken bu kumaş geçti elime...Hemen ampul yandı tabii....Olur mu olmaz mı derken kendimi sandalyeyi sökerken buldum.. Hazır sökmüşken temizledim ,yağladım...Kumaşta az kalmış ..olmaz dedim önce.. yaaa dedim sonra yarısını bunla yarısını düz kadife ile kapla koltuklara uysun olsun bitsin. Hemen kolları sıvadım...ilk defa bir eşya kapladığım için bir heyecanla yaptım ki sormayın gitsin...Koçtaş'tan bir zımba makinesi almıştım tıkır tıkır zımbaladım.. parçaları yerine yerleştirip vidaladım...inanamadım. Yeni gibi oldu...Şimdi salona da uyumlu.. eski kumaş zıt bir renkti bu daha iyi oldu...


Yığınla karton,metal,plastik kutu birikti.. çok çalışmam lazım... çok....Geliyooo.. çok yakında yeni çalışmalar geliyo..hadi hoşçakalın...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

KURDELE İŞİNİN TAKI İLE BİRLEŞMESİ...

Bunun farklı versiyonlarını yapmıştım...ama elimde sadece bu kaldı...Broş olarak yaptıklarım da vardı. Arkadaşlarımdan fotoğraflayıp onları da gösteririm. Malesef bu dökümlerden kalmadığı için kendime yapamadım.Eminönü'nden benzer şeyler aldım ama teneke gibi kaldı bunların yanında.Semih Yenerden almıştım bunları.En küçük kasnakta çiçeğimi işledim içine pamuk koydum mümkün olduğunca düzgün şekillendirip dökümün üzerine yapıştırdım.

Ne kadar küçük işlediğimi anlayabilmeniz için 1 lira koydum yanına...Sonradan üzerinde ki kavisi veren dökümlülerini buldum bunların daha düzgün oluyorlar... Elinde doldurup şekillendirmek zorunda kalmıyorsun.Tabii emek açısından bakarsan bu daha kıymetli....

Çiçek telime bordo rengine yakın pullar dizdim ve makarada ördüm.Uçlarını ezip sıkıştırdım klips taktım.Kolye ucunu da halkayla birleştirip kolyemi tamamlamış oldum.Makara örgünün yakından görünüşü aşağıda ki gibi...

Makara dediğim alet tahtadan ortası delik, üzerine çakılmış beş çivili minik bir örgü makinesi gibi bir şey...Üzerindeki çivilerin sayısı değişenleri de var.Ama genelde beşli kullanılıyor.


Makaranın kullanımı ile bilgiler aşağıda ki notlarımda...


Bu da takı çantam..içinde bir ben eksiğim..yeni bir kıyafet aldımmı dellenip açıyorum çantayı hemen uygun bir takı yapıyorum arada...

23 Ağustos 2009 Pazar

ŞAL VE KUMLU EBRU ÖRNEKLERİ...


ŞAL EBRU... Şal Ebru Anadolu'da kullanılan şal desenine benzediği için bu ismi almıştır. Gel-Git ebrusu yapıldıktan, bir biz yardımı ile teknedeki gel-git ebrusunun dairesel hareketlerle karıştırılması neticesinde meydana gelen desen şal ebru desenidir, üzerine neftli boya serpilerek daha farklı sonuçlar elde edilebilir.Üzerine serpme de yapılabilir,aşağıda ki gibi...


KUMLU EBRU...Teknede ki sıvı kullana kullana kirlenerek öyle bir kıvama gelir ki atılan boyalar istensede istenmese de kum gibi nokta nokta bir görüntü almaya başlar. Sadece kumlu ebru yapımına battal ebru ile başlanmaz. Bir damlalıkla tekneye yakın mesafeden aynı nokta veya noktalara boya damlatılır. Boya yayılmaya başlar.


Aşağıda ki çiçek kumlu ebrunun ortası.. Daha iyi görülebilmesi için yakın çekmeye çalıştım...


22 Ağustos 2009 Cumartesi

STROK DERSİ 2


İlk sene stork nedir ,nasıl yapılır falan bir şeyler öğrenince bodoslama dalıp yaptığım ilk minik tablo...Bu tip küçük panolar değişik çalışmalar yapmak için çok uygun.Bol bol çalışma fırsatı buluyorsunuz böylece...Ben alıştırma yapıp sonra obje üzerinde çalışmayı sevmiyorum. Direk uygulamak daha hoşuma gidiyor...Alttaki de aynı zamanda çalıştığım başka bir örnek. Yıllardır ne astım .. ne verdim... ne kullandım.. öyle duruyorlardı..


Bu gün stork dersinde lale nasıl yapılır onu öğreneceğiz...


Fırçamızı şekilde görüldüğü gibi yukardan aşağıya doğru biraz yaprak yapar gibi ama daha uzun çekerek ilk darbemizi vuruyoruz. Aynı şekilde sol taraftaki vuruşumuzun üzerine hafif sağa bir darbe daha uyguluyoruz.Mum alevi gibi bir şekil oluşur. Aynı vuruşları biraz sağa geçerek tekrarlıyoruz.

Oluşan şeklimizin üzerine sağdan sola doğru, aşağı indikçe yayvanlaşan bir vuruş yapıyor.Aynı vuruşu aksi yönden de uyguluyoruz. Böylece lalemiz oluşmuş oluyor.


Dalları ve yaprakları da yaptıktan sonra lale demeti ortaya çıkmış oluyor.



Aşağıda lale demetinin şablonunu da veriyorum. İsteyen çıktı olarak alır modeli şeffaf dosyanın altına koyarak üzerinden geçerek çalışabilir. Defalarca nemli bir bezle silip silip tekrar çalışabilkirsiniz böylece...Hadi kolay gelsin...

21 Ağustos 2009 Cuma

BLOG ÖDÜLÜM...VE OTANTİK KOLYEM...

Bloğumu açalı çok olmadı...ama bu gün bir ödül aldım..Ozerella teşekkür ederim canım. Hoş bir şey bu sembolik olay...Şimdi 7 kişiye benim bu ödülü yollamam gerekiyor:
1)Elçin (Elçin'nin Yeri)
2)Gülen(Okuyamazsın)
3)Nurşen(Leylak Dalı)
4)Aşkın Evlilik Hali
5)Ece Aymer(Favorite home to Visit)
6)Sergun
7)Defne'den önce...Defne'den sonra...

Herkese uğrayıp not bırakıyorum birazdan.. herkes gelip ödülünü alsın...sevgiler...

Ahşap,cam,porselen boyarım,kurdele işi yaparım,ebru bilirim biraz,goblen işlerim... hemen hepsinden örnekler sundum ..ama farkettim ki takıdan bahsetmemişim. Bu gün takıya bir el atayım dedim.. Daha önce anlatmıştım. Her hobimin defteri ya da dosyaları var diye. Takı defterimi çıkarıp bir kaç resim çektim.Yazmak ya da notlar almak,resim çekmek son derece yararlı. Çünkü sonradan yapmak istediğinizde ufacık bir detayı atlamanız işinizi mahvedebiliyor. Aç bak sırayla uygula emeğin boşa gitmesin. Zaman kaybetmeden,maddi zarara uğramadan işini bitir..en akıllacası bu...

Takı dersinde ilk adım çivi kıvırmaktır...Yukarda bu işin nasıl yapılacağını şekilleri ile yazıp çizmişim mesela...
Kum ,kristal,çekoslawak gibi boncukların örülmesi ile ilgili notlarım...notları daima kendiniz alın. Çünkü başkasının notları sizin için yeterince detaylı,anlaşılır olmayabilir.

Bunun gibi her dersin notlarını alıp resimlerini çizdim zamanında...şimdi 10 sene sonra bile yapmak istesem açıp yapabilirim....döküman her zaman için kalıcıdır.

Satıp ya da hediye vererek elden çıkanların dışında elimdekileri fotoğrafladım..zaman içinde yayınlayacağım...Bu en çok emek verdiklerimden....Modelini kendim çizdim ve yaptım.Daha çok otantik bir model oldu...

Yakın fotoğraflarını da koyuyorum incelemek isteyenler olabilir.

Üç parçadan oluşan ve bir üçgen şekle sahip bir kolye oldu.Üste ki resim en küçük parçası ve uç kısmı. Bu günlük bu kadar ...sürçü lisan ettikse affola...Sevgiyle kalın...

18 Ağustos 2009 Salı

KIRK YIL HATIRI OLAN :BİR FİNCAN KAHVE...


Canım Elçin'cim geçen gün bana hediye olarak bu fincanları getirdi. Bayıldım...kır çiçekleri ,uğur Böceği (dikkatinizi çekerim ben Uğur'u aldıktan sonra bu hediye geldi) yoncalar.. bol şans dolu fincanlar. İnşallah tatlı sohbetlere şahitlik ederler...Teşekkür ederim Elçin'cim. Ayrıca o gün gösterdiğin anlayış içinde ayrıca teşekkür ederim. Böyle bir yazıyı Elçin fincanları verir vermez kafamda oluşturdum. Fincanlar aslında hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip. Fallara bakılır, umutlara yolculuk yapılır. Dedikodulara tanıklık ederler...Dertlere ortak olurlar ...
sevinçlerimizi paylaşırlar. Atalar boşuna dememiş: ''Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var.'' diye.


Bu gün evdeki fincanlara bir el attım.. Meğer ne çok çeşit fincan varmış.Hepsini fotoğrafladım. Üniversiteden arkadaşım bende.. Kahveleri yaptık, balkonda keyif yaptık.


Benim öyle kocaman bir sülalem yok..Teyze çocuklarım var işte kalan. Büyük teyzem vefat edeli çok oldu ama buradaki evini dağıtmamışlardı. Geçenlerde akraba günümüzde teyzemin kızı hepimize hatıra eşyalar verdi teyzemden. Gümüş bir şekerlik ve aşağıdaki fincan takımı benim payıma düştü. Kimbilir teyzem kimlere kahve yaptı..ne sohbetler etti.Nur içinde yatsın.


Bunları da ben beğenip almıştım...çok severek kullanıyorum.


Bunları ablam da görmüştüm çok ince bir porselene sahip.. bana da almıştı.

Bunları kurstan değerli bir büyüğüm hediye getirdi..rengine ve modeline bayılıyorum....


Bunların her biri başka bir renk..sadece ikisini çektim ama rengarenk halleri iç açıcı doğrusu...


Bu fincan takımını ablama tanıdığımız biri hediye getirmişti. Yıllardır duygu sömürüsü yapa yapa bıktırdım ..hediye edenden izin alarak ablamdan onları aldım.. he ehe he ...


Bunlar eşimle benim kahve fincanlarımız .. bir sevgililer günü kendimize hediye almıştım...


Bunlar kızkardeşimin bir kaç yıl evvel yeni yıl hediyesi olarak aldığı neskafe bardakları...


Bunları ben kendime dün aldım... birinin üzerinde uğur böceği, diğerinin üzerinde arı figürü var.. Uğur böceği son günlerde hayatımdan çıkmaz oldu..hayırdır inşallah...hayırdır inşallah...

Pazar akşamı çok yorulmuştum.. çayımı aldım balkona çıktım.. kardeşim bana yeni bir mumluk getirmişti açılışını yaptım..yaktım..romantik romantik çayımı yudumladım...


Kahvelerimizi içelim..asla dostlarımızı unutmayalım..sevgiyle kalın...

LinkWithinn

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...