25 Kasım 2009 Çarşamba

KELEBEKLİ TAKI KUTUSU...

Geçenlerde kardeşime gittiğimde ona yaptığım ama yayınlamadığım şeyleri farkettim... Bunlardan biri kelebekli peçete ile yaptığım takı kutusu.. İçi çok bölmeli olduğu için çok kullanışlı bir obje. Yatak odasında kullanacağı için onun odasına uygun bir şekilde boyadım o zaman.
Alt zemine koyu kahverengi boya attım. Üzerine iki kat kesik kesik ,soldan sağa doğru 3-4 cm genişliğinde fırça ile çatlatma sürdüm.Yani fırçama çatlatmayı alıp 4-5 cm sürükleyip bıraktım,fırçamı kaldırdım...Tekrar fırçama çatlatma alıp aynı işlemi tekrar ettim. İkinci kat çatlatmayıda aynı yerlerin üzerinden geçerek sürdüm.

Folkart'ın boya çatlatmasını kullandım. Ben alıştım bunun huyuna suyuna...İkinci kat çatlatmaya parmağımla hafifçe dokunuyorum..hafif bir yapışkanlık hissettiğim zaman, boyamı aynı çatlatma sürdüğüm yerlerin üzerinden ,yine aynı şekilde sürüyorum. Zaten hemen çatlıyor ve alttaki kahverengi renk görünmeye başlıyor.

Bu arada önceden özenle peçetelerinizi kesip, katlarına ayırırsanız çok iyi olur.Peçete tutkalı ile boyasıda kuruyan objenizin üzerine yapıştırın. Dilediğiniz gibi yapıştırabilirsiniz tabii ...ama dizaynına dikkat etmek lazım.Ben sanki sağ köşeden fırlamış gibi hayal ettim kelebeklerimi...ve ona göre dağılım yaptım. Hayal edin , kafanızda kurgulayın, ondan sonra yapıştırın..Vernik atmayı unutmayın sakın.
Ben kendime ,yayınladım mı hatırlayamadım şu an (Dur onunda resmini yükleyeyim hemen) ama zemin aynı, sonbahar yapraklısını yapmıştım.. Bu renk tonları çok hoş oluyor. İşte bu da benim ki...Kardeşime Folkartın linen rengini. kendime tafy rengini kullandım üst açık renk olarak..

PROFİTEROL...

Hala bilgisayarla boğuşma halindeyiz evde...donuyor...açılmıyor...inatçı keçi gibi..sanırım yakında komple gidecek...Evet civcivli muhallebiden sonra profiterol tarifi :
Hamuru için: 1 bardak su
100 gr katı yağ
1 çimdik tuz

Üçü kaynatılır. İçine (1 bardak+ 2 yemek kaşığı ) un eklenir.Helva gibi karştırılarak 4-5 dakika pişirilir. Soğuduktan sonra içine 1 yumurta mikserle yedirilir.

Kreması: 4 bardak süt
3/4 bardak un
1 yumurta
1 bardak şeker
Yarım paket vanilya
Yine bütün bu malzemeler karıştırılır, pişirilir. Soğuduktan sonra 50 gr margarin katılıp,yedirilir.

Çikolata sos: 50 gr yağ
1,5 fincan un
1,5 fincan kakao
1 su bardağı şeker
Yarım kg süt
Hepsi pişirilir, soğuduktan sonra 2 yumurta katılıp yedirilir. 200 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir. Fırın kapağı açılmaz.Çok pişecek diye beklemeyin. Sadece biraz rengi pembeleşir. İyice şişmiş olmaları gerekir. Hamuru da biraz yapışkan gibi olur olmadı sanmayın. Torbanız varsa torbaya doldurup yağlı kağıt döşenmiş ya da yağlanmış tepsiye aralıklarla sıkın. Ya da bir tatlı kaşığı yardımı ile koyun tepsiye.
Tepside biraz aralıklı koyun hamurunuzu ,birbirlerine yapışmasınlar.
Yakın çektim ki; rengini iyice görün. Bu kadar rengi değişiyor işte... Bu arada önceden kremasını hazır edin ki soğusun , hazır bir köşede dursun.
Fırını kapattıktan sonra kendi halinde fırında kalmalı ,kapağı açmayın. Soğuduktan sonra ben pratik olarak ortasından bir kesik atıyorum krema doldurmak için.
Bir tatlı kaşığı yardımıyla içine dolu dolu krema yerleştirilir.
Çikolata soso da hazırlanır üzerine dökülür. İster bir cam kaba dizip üzerine sos döküp , hindistan cevizi serpin. İster değişik şekillerde servis yapın.
Ben süslediğim kuplara koydum.. canınız nasıl isterse...zevkinize bağlı...

24 Kasım 2009 Salı

CİVCİV MUHALLEBİ


Bilgisayarım çöktüğü için bir haftadır yazamadım.Sanki elim ayağım yoktu....Kör gibi oluyor insan...Civciv muhallebiyi soran çok oldu.. Tarifini ve yapılışını anlatayım dedim bu gün. Çok pratik bir tarifi var aslında. Önemli olan minik kase ya da fincanınızın şekli.

Muhallebi için: 10 çorba kaşığı toz şeker
3 yumurta
1,5 su bardağı su
1 limon suyu
3 çorba kaşığı un

Süslemek için: 1 su bardağı hindistan cevizi
20 adet kadar kuru kayısı
1 çorba kaşığı damla çikolata

Muhallabi malzemeleri, tencerede devamlı karıştırılarak, koyu muhallabi kıvamına gelene kadar pişirilir.
Daha sonra streç film kaplanmış kaselere konur. Dışarda biraz bekletilerek soğutulur.

Buzdolabına konarak iyice donması ve şekil alması sağlanır.


Fincandan ters çevrilerek çıkarılır.

Üzerinden streçi kaldırılarak hindistan cevizine bulanır. Kuru kayısıyı ortadan ikiye bölüp hafifçe muhallebiyi kaldırıp iki ayak gibi kayısıları yerleştirin. Bir başka kayısıyı yine ikiye bölüp gagası olarak hafif iterek muhallebiye yerleştirin... ve civcivleriniz servise hazır...

Afiyet olsun....Kolay gelsin.. Profiterolü de yarın anlatırım ..hoşçakalın..

12 Kasım 2009 Perşembe

KASNAK PANOLAR...


Sandalyelerimi kapladığım kumaştan bir sürü şey yaptım. Bunlar yaptığım kasnak panolar. Bunların farklı çeşitlerini internette görmüştüm. Çok hoşuma gitmişlerdi,ben de yapmak istedim.

Daha önceden kurdele işlemek için aldığım küçük büyük tüm kasnakları ortaya çıkardım.Uygun olanları seçtim. Desenleride içlerine sığacak gibi seçip kestim ,taktım. Arkalarında ki fazlalıkları kestim işlem tamam.

Ahşap boyamada kullandığım boyutlu kontür boyalarımla bazı yerlerin üzerinden geçtim. Kimisine taş yapıştırdım,eklemeler yaptım.

Böylece bir grup oluşturdum. Bunları çok sade duran bir duvara taktım..renk geldi.

Bu arada başka bir yerde kullandığım beyaz bir dolabı da mutfağa aldım.Yeri ve rengi uyduğu için köşeye yerleştirdim. Yalnız kopukluk olmasın diye perde kumaşından bir şeriti kesip üzerine yapıştırdım. İki tane mavi kelebek stikır da koydum oldu bitti... arkası ...yarın...

11 Kasım 2009 Çarşamba

YENİ SANDALYE VE MASAM...

Yeni taşındığım evin mutfak dolapları ekru ve mavili. Benim mutfak masam siyah ve kumaşı eski dolaplara uygun olarak kahve tonuna uygundu.Eskimişti biraz da.. Ben de ev boyanırken (kapıları mat ekru ile boyattık) kalan mat ekru boya ile sandalyelerimi iki kat boyadım.
Boyamam uzun sürdü elim ağrıdığı için...Balkonda süründüler biraz ama sonunda bitirdim..
Yat verniğini, tinerle incelterek iki kat sürdüm...cilası sağlam olsun istedim. Alttaki renk siyah olduğu için ,çarptıça boya sıyrılıp alttan gözükmesin diye yat verniğini tercih ettim. Yalnız iyi inceltmek gerekiyor zira sarı bir tabaka gibi görünür.
Bu arda Eminönü'ne gittim, uygun kumaş seçtim..epey dolaştım.6.5 liraya çift en kumaş aldım. 5 liraya bir tabaka beyaz sünger aldım.Taşınmadan evvel zımba makinam bozulduğu ve biraz daha işi ilerlettiğim için, 50 liraya yeni bir zımba makinasını , kendi kendime ödül olarak almıştım..he he he..Bu arada kumaşlarını söktüğüm oturma ve dayanma kısımlarını yıkadım. Çünkü üzerine kaplayacağım kumaş açık renkti ve mutfakta bir şey dökülüpte sildiğim zaman alttan sarı sünger yukarıya renk verebilirdi. Küvette matik deterjanla ve birazda çamaşır suyu ile yıkadım. Matik kullandım çünkü sünger çok köpüreceği için durulamam zor olmasın istedim. Yıkadım kuruttum...Üzerinden bir kat süngeri de aldım. Yıkarken biraz esneme yaptı..altta pot yapmasın istedim. Artan bu parçaları da atmadım düzgün olanları kutu kaplarken kullanacağım.
Bu aşamalar bitince yeni aldığım süngeri özellikle beyaz seçtim,altta güzel dursun diye.Kabaca yuvarlak bir şekilde kestim.
Zımba makinemle zımbalayarak bu aşamayı tamamladım. Zımbalarken önce karşılıklı dört yerden birer zımba atıp esnemesini engellemeye çalıştım.Bitince fazlalıklarını kestim.
Sonra altta kalıp zımbalanacak kadar payı da hesaplayarak kumaşımı da kestım. Aynı yöntemle kumaşımı da kapladım .
Fazlalıkları da temizleyip evde ki ince bir kumaşla alt kısmınıda kapladım çirkin durmasın diye.Parçaları eşim de yardım etti yerine vidalayıp monte ettik.
Bu arada eskiyen sandalye ve masanın ayak lastiklerinden de bulup yenilerini taktım. Pırıl pırıl oldular böylece.
İşte böylece sandalye ve masamı tamir edip yeniledim. Aynı kumaştan ekru düz ve üzerine kare kapak yaparak bütünlük sağlamaya çalıştım.
Şimdi çok severek kullanıyorum.Emek harcadım ama bence iyi oldu...Aynı kumaştan bazı aksesuarlar hazırladım onları da yarın yayınlarım. Bu gün yine dişçiye gitmem lazım...

10 Kasım 2009 Salı

ATAM...

Bu gün Atam için ağladım, çok guygulandım ..hem onun için hem de bu vatan uğruna canını veren herkesi andım. Ama sabah gazetede Sütaş'ın bir karikatür köşesi var beni gülümsetti ..paylaşmak istedim...

5 Kasım 2009 Perşembe

AKRABA GÜNÜ...

Akraba günümüzde sıra bendeydi bu sefer. Cuma günü Ece Hanım'ın kursuna da katıldığım için sadece Cumartesi günüm vardı hazırlanmak için...Epeydir mutfakta değişiklikler yaptığım için malzemelerim ortalıktaydı yavaş yavaş çalıştığım için. Dağınıklığımı da toplayıp hazırlık yapmam lazımdı. Önce yapacaklarımı belirledim, evdeki eksikleri kontrol edip alacaklarımın listesini çıkardım, yağmur altında alışverişe gittik,döndüm.Aldıklarımı yerleştirdim. Bir kaç gecedir sandalyelerimi kaplamaya başlamıştım, ufak tefek eksiklerini tamamlayıp malzemelerimi ortadan kaldırdım. Evi toparladım.Sırayla hazırlık yapmaya başladım.Kırmızılı, kalpli bir sofra hazırlamak istedim. Epeydir kırmızılı çanak, çömlek ,bardak ne varsa almaya çalıştım zaten..
Benim yaptıklarım:Otlu kurabiye, pancar salatası, makarna salatası, fasulye kavurması, yeşil salata, elmalı toplar, civciv muhallebi , profiterol, limonata...
Gelenler:peynirli su böreği,patatesli börek,çukulatalı piramit pasta, elmalı kurabiye,sarma, karmaca( pırasalı mısır ekmeği),pasta...
Kırmızı kalpli bardaklarım... Kırmızı servisim...elmalı toplar
Elmalı kurabiyeler...Kırmızı ekoseli kurdele..
Profiterol... Kırmızı puanlı kurdele.. Pancar salatası, sarma, fasulye turşusu kavurması, makarna salatası,piramit pasta...
Otlu kurabiye....
Civciv muhallabiler...
Bunlara bayıldım... Yanlış hatırlamıyorsam Acemi Şef'in bloğunda görmüştüm.Teşekkür ederim.
buradan...Herkes çok beğendi..
Patatesli börek...
Ve.... son olarak Nunu'cuğumun limonata tarifi ile yaptığım elma dilimli ,naneli limonatam. Nunu'ya da teşekkür ederim.. umarım ondan iyi bir not alırım.. ha ha ha ...
Akraba günümüzün maskotu Defne.. bizim en gencimiz...Benim duvar stikırlarımı gerçek sanıp resmin dibinden ayrılmadı..
Kahveler içildi, bir daha ki ay buluşmak üzere misafirlerimi geçirdim...Onlar mutlu ben mutlu...!
Ve... hatıra fotoğrafı olmazsa olmaz...

LinkWithinn

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...