31 Mart 2010 Çarşamba

MAVİ KUŞ...

Mavi kuş, yavru ayıya seslendi. Ama yavru ayı cevap vermedi..duymamıştı... o kadar dalgındı ki...Lalelerin konserini dinliyordu.Çok güzel şarkı söylüyorlardı.


Mavi kuş alçaldı ,daha yakından tekrar merhaba dedi....Ayıcık bu sefer onu farketti.Neşeyle... haydi kardeşlerini al da gel,laleler şarkı söylüyorlar dedi ve şarkı söylemeye devam etti.Mavi kuş havada bir tur atıp kardeşlerini alıp geldi hemen ve diğerlerine katıldılar.

Laleler, konser için özel kıyafetler diktirmişlerdi.Kırmızı kırmızı rüzgarda salınarak konserlerine devam ediyorlardı.
Laleler,uzun zamandır bu konser için hazırlanıyorlardı...Lalelerin şefide sonuçtan memnundu.

Herkesin pür dikkat dinlediğini gördükçe coştukça coşuyordu.Kelebekler dans etmemek için kendilerini zor tutuyorlardı.
Kuşlar şakıyarak eşlik ediyorlardı..birbiri ardına söylenen şarkılara... Çiçekler,daha bir açtılar renkli çanak yapraklarını sevinçten....
Ördekler, suya koştular ve suda dans etmeye başladılar...neşe içinde.
Konser bitti ormandaki hayvanlar neşeyle dağıldılar.Mavi kuş ve kardeşleri , oyun oynamaya başladılar.
Güzel bir bahar günüydü...Konser onların daha da kanlarını kaynatmıştı.Sevinçliydiler... Hiç durmadan ötüşüp şakalaşıyorlardı. Sonra arkadaşları kelebeğe rastladılar.Söylenip duran kelebeğe merakla yaklaştılar...Ne oldu ? dediler...Kelebek, Güneş çok kızgın bu gün ,yakıyor adeta, Güneş i hiç sevmiyorum, keşke Güneş hiç olmasa... dedi. Kuşlar şaşkın bir halde birbirlerine baktılar....Mavi kuş ona doğanın dengesinden bahsetti.Güneş olmazsa bitkilerin büyümeyeceğini,bitkiler olmazsa kıtlık olacağını,canlıların yok olacağını,heryerin karanlık olacağını,gece ile gündüzün , mevsimlerin olmayacağını.....ve bildikleri herşeyi ona ve yanlarına gelen diğer kelebeklere dilleri döndüğü kadarı ile heyecanla anlattılar.Şimdi sizinle bir oyun oynayalım gözlerinizi kapatın ve buranın çöl olduğunu düşünün dediler onlara....Kelebekler denileni yaptılar...Hayal ettikleri manzara yaşadıkları yere benzemiyordu tabii ki..Ürperdiler...
Sonsuz,kızgın kumlarla kaplı, bitki olarak sadece kaktüslerin olduğu bir yeri düşünmek bile onları çok mutsuz etmişti...Aşağıda yaşadıkları yere baktılar...cennet gibiydi..
Sular şırıl şırıl akıyor ,derede ördekler yüzüyordu.Her yer yemyeşildi,renk renk çiçekler baharla birlikte etrafı daha da güzelleştirmişti. Kuşlara teşekkür ettiler.Herşeyin daha farkında olarak... bir kez daha yaşadıkları yere şükrettiler.
Mavi kuş, yorulup limon ağacının dallarına kondu dinlenmek için.Limon ağacının ,portakal ağacı ile konuşmalarını dinledi.Limon ağacı ile portakal ağacı dertleşiyorlardı...Ahhhh...eski günler ..her yer daha yeşildi,bir sürü kardeşimiz vardı,ya yandılar, ya kesildiler, ya da beton bloglar yapmak için yok edildiler dedi Limon ağacı içli içli. Portakal ağacı ,başını öne eğdi suçlu oymuş gibi utanarak...Onlar şanslıydı onlara özenle bakan ,ilgilenen sahipleri vardı. Keşke tüm insanlar bunun daha bilincinde olsalar.Çevre temizliğine önem verseler,kağıt tüketimi konusunda çocuklarını biliçlendirseler,ormanda mangal yakmasalar,atıklarını doğaya vermeseler,plastik ve naylon poşet kullanmasalar.....keşke ..diye sızlanıp durdu.Mavi kuş...duyduklarını,öğrendiklerini arkadaşlarına anlatmak için heyecanla kanat çırpıp daldan uçtu gitti...

Sizde bu kurabiye hikayesini çocuklarınıza da okuyarak Mavi kuşa yardımcı olur musunuz?Onların belleklerinde ufacık bir biliç tohumu ekelim... umarım başarılı oluruz... onlar bizim geleceğimiz..onlara doğru davranarak, yeşil bir Dünya bırakmak bizim elimizde...Sevgiler...

23 Mart 2010 Salı

MENEKŞE KARDEŞLER...

Evet ...son zamanlarda en çok sevdiğim çalışmam bunlar....Mutfak camımın önüne yerleştirdim onları... neşe veriyorlar bana baktıkça...Aslında mor olanı çoktan yapmış yayınlamıştım...
Diğerlerinin detayları kalmıştı arada onları da tamamladım.
Mor ablam ,pembe ben,lila olan kız kardeşim ...ha ha ha ...
Baştan yaptığımda hepsini yapıştırmıştım .Öyle de güzeldi ama gidip geldikçe gözüme takılıyordu. Bir kaç değişik şekilde denedim ama istediğim doğallı yakalayamamıştım.
Oğlum kendi odasında ki kapalı balkonu kendine atölye yaptı kendince.O da benim gibi meraklı ıvır zıvırla uğraşmaya.Okul projelerinde kullandığı elektrik kablolarından parçalar kesip arada bir iki menekşeyi yapıştırıp yükseğe çıkardım.Hem renk hem de görüntü olarak sonunda istediğim doğallığı yakaladım.
Altta ki fotoğrafta daha iyi görümüş...Şimdi daha güzel oldular....gözüme takılmıyor.
Nasıl ...sevdiminiz mi sizde benim kadar...

Bahar hepimize, yeni umutlarımıza ,sevinçlerimize karşılık verir inşallah....Hoşçakalın.

22 Mart 2010 Pazartesi

PEEEEMBEEE....GÖNLÜM SEEEENDEEE...

Herhalde anlatmaya da pek gerek yok.
Zaten bu işlerle uğraşanlar takip ederek yapacaktır.



İnternette bulduğum gül yapımı...Japonların yayınıydı...
örgün iplik te bunu kullanmış.
Gülü şemada ki gibi yaptım.
Benim ipim o kadar yumuşacıktı ki
acemiliğime rağmen iyi oldu. Başka iplerle de denedim ama
bunun gibi poful poful olmadı.Alttaki çanak yaprak benim icadım.

Zincirle minik bir halka yapıp sık iğne ile bir sıra döndüm.
7-8 zincir çekip geri döndüm sık iğne ile doldurdum.
Dibe varınca halka üzerine bir iki sık iğne gidip yine aynı
işlemi dört kez tekrar ettim.Bunu en az üç... ve daha çok
yapabilirsiniz. Çiçeğinize göre ayarlama yapın.
Gülü çanak yaprağa silikonla tutturdum.
Aynı şekilde tomurcuğu da yapıştırdım. Yalnız dikkat
ettiyseniz tomurcuğun çanak yaprağının uzantılarını
daha kısa ve tombul yaptım.
Parçaları birleştirdim..
Alt zemin üzerine yerleştirdim.
Çerçevenin içine yerleştirip işi bitirdim.

İşte böyle.. Yalnız bu iş bitti sanıyorsanız ...aldandınız...ördüm, örüyorum ,öreceğim... demiştim... ben de öyle yaptım.. daha çok çiçek var ...Yayınlayacağım ....merak etmeyin. Bu günlük bu kadar kalın sağlıcakla...

20 Mart 2010 Cumartesi

BAHARIN MÜJDECİSİ PANO...

Sonunda baharı zorla da olsa getirdim...Epeydir pembe beyaz çalışıyorum...demek ki ruhumun buna ihtiyacı varmış. Daha önce büyük boy panoyu çalışmıştım,iki tane de küçük vardı.

Ama bunların içinde paspartu yoktu, bende beyaz kağıttan kesip dış fon, değişik tonda pembe elişi kağıtlarıyla da iç fon oluşturdum.

Minik dalları sprey boya ile boyadım...Böylece arka zemin oluşmuş oldu.

Yıllar evvel buzdolabı süsü olarak aldığım...içinde ki çiçekleri başka yerde kullandığım minik saksıları da boyadım.İçlerinde otlar vardı boyarken onları sökmüştüm...daha güzel durur diye onları tekrar silikonla yapıştırdım.
3 saksı elde etmiş oldum....Birine iki tonda bir büyük ,bir küçük çiçek ördüm. Sap için pipet kullandım,ortasına bordo tohum koydum,minik bir de yaprak yaptım.
İkinci saksıya lale yaptım. Açıkçası kafadan bir şeydi...ama güzel oldu.7 zincir çekip halka yapıp sık iğne ile döndüm. Arttırmadan devam ettim...
Minik bir şapka şekli gibi oldu.5-6 sıra ördüm..Sonra ikisini birleştirdim.Üstüne şekil verebilmek için iki zincir çektim ,sonrakileri sırayla 3 kere,2 kere ve 1 kerede çıkarıp alçaldım, sonra tersinine ipi alıp 1,2,3 kerede çıkıp yükseldim, iki zincir çekip kapadım.Minik lalem bitmiş oldu...Lalenin yaprağını yapmak için göz kararı zincir çektim..17-18 tane kadar,sık iğne ile geri dönüp ördüm.Ortalarına doğru,aynı yere iki kere batıp hafifçe bükülmesini sağladım.



Lalemin parçalarını birleştirdim..ikinci saksım da bitmiş oldu...Üçüncüsü bana göre en sevimlisi.Minik bir sarmaşık dalı yapmak için...zincir çekmeye başladım 5-6 zincirde bir geri dönüp üçer tane sık iğne dolgu yaptım yaprak gibi.
Bir tane minik çiçek, iki tane de halka ördüm...bu parçaları da birleştirdim.Sonunda tablomun parçaları tamamlanmış oldu.
Sarmaşığı boyadığım dala dolandırdım. Çiçeklerimi silikonla tutturdum.Yaaa ben bunu çok çok sevdim...şirin oldu.
Ve.... büyük an ....üç saksıyı bir tabloya yerleştirdim.Taaa taaa tttaaam...
Bir de uğur böceği kondurdum üzerine...Bana da size de uğur getirsin diye...
Panoların üçüncüsüde var onu da sonra yayınlarım.. bir gül dalı...Gününüz baharın bu yapma çiçekleriyle misss gibi geçsin.Sevgilerimle...

LinkWithinn

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...