26 Nisan 2012 Perşembe

GOBLEN İŞLEME...1

Depoya kaldırdığım başka bir pano.
30x40 ölçülerinde.Dedim ya önce
 küçük ölçülerde, artan ipliklerle
çalışırdık diye : işte bu da
böyle yapılmış bir iş.
Yüz kısımları ince işletirlerdi,ifade 
daha güzel çıksın ortaya diye.
Resimleri tıklayıp büyütün
daha güzel görürsünüz.:)
Biz de çarpı işi değil de, sağa atılımlı
yassı bir işleme şekli uygulanır.Bu nedenle
 hatlarda dağılma olur.Bu nedenle bazı bölümler
ince işlenir.Bir kerede işlediğimiz yeri bölüp 6 kerede
işleriz.Kuşları da böyle işlemişim o zaman.
Yaaa bu iş benim hoşuma gitti.Eski işlerimi
 arada böyle anlatayım... ne dersiniz?
Siz de ister misiniz?

25 Nisan 2012 Çarşamba

KELEBEK MASAL :)

Masal büyüdü...
İlk yaşgününü kutladık.
Olan bitenleri şaşkınlıkla
izledi,el çırptı,güldü,koştu,oynadı.. 
Kendileri bir kelebek oldular...
Hediyelerini açarken ki halleri
görülmeye değerdi,bu pozları 
kaçırmamak için epey efor
sarfettik... 




Maytapların yanmasına öyle şaşırdı ki
gülmekten zor fotoğraf çektik.

Kelebek Masal....:) 
Malum Türk sofraları zengindir...
Eee bizde annesi,teyzeler,babananne,
anneanne boş durmadık çalıştık..



Her şeyi kelebekli yapmaya çalıştık..
Benim payıma da kelebek kurabiyeler
ve cup cakeler düştü. 



Anneanne sarmaları sardı... 


Babaanne mercimek köftesini yaptı.
Valla şahaneydi... 
Yine babaanneden meşhur böreği... 
Masal'ın annesinden tahinli kurabiye..
oofff bizi bu havalar mahvetti.. 
Anneden elmalı kurabiyeler.. 
Babaanneden pirinç salatası.. 
Cupcakelerimin bir kısmını kalpli
yapmıştım...içlerinde bitter
çikolata var, ısırınca akıyor..
Anlayacağınız herkes iplerini koyverdi
 gitti..rehavet içinde yenildi içildi,
vicdan azapları ertesi güne bırakıldı...hah ha ha  
Ne zaman doğacak derken bizim kız büyüdü
 yaşını doldurdu bile...hepimize hep böyle güzel
 günlerde toplanmamız için iyi dileklerde
bulunarak ayrılıyorum aranızdan.
Kucak dolusu sevgiler..

24 Nisan 2012 Salı

ÇOOOOK ESKİLERDEN...

Yeni nesil hiç el işi yapmıyor..
Biz küçükken elimize birşeyler 
tutuştururlar..biz de bir gayret
çalışır,çabalardık, hatta yarışırdık :)
Evi toparlar,temizlerken depoya
 kaldırdığım bu tabloyu buldum.
Çok duygulandım....Bunu bir yaz
tatilinde yapmıştım,sanırım 14
yaşındaydım.
Çoğu zaman öğrenme aşamasında
artan ipliklerle çalışırdık.Ama bunu 
bir kitapdan görüp çizmiş, hevesle yeni
iplikler alıp işlemiştim.30 yıl dile kolay..30 yıl
 önce ilmek ilmek işlemişim.
Zaman sana ne desem ki ?!
O zamanlar da renkleri çok severmişim
demek ki..Canlı renkler seçmişim hep.
O zamanlardan bu günlerin
temelleri atılmış demek ki...
öğrenmeye, işmeye,üretmeye
doyamadım gitti.
O zamanlarda değişik teknikler
denemeye açıkmışım demek ki...
hala yenilikleri çok severim.
O zamanlar da böyle küçük şeylerle
avunup mutlu olurdum...
çok şükür bu günde öyleyim..
Ne demişler can çıkar,huy çıkmaz. Çok şükür!
Daha bir sürü şeyler buldum,goblen panolar falan
Onları da yayınlarım...:)Sevgilerimle.

16 Nisan 2012 Pazartesi

ATAM....


Saygıyla,hasretle,sevgiyle anıyorum....

Babam yaşasaydı ve bunu görseydi
eminim benimle gurur duyardı.
Boyutlu çalışma dersi için
sınıfta herkes manzara resmi seçti.
Ben de elim ağrıdığı için
yapamam belki diye daha az
parçadan çalışacağımı sanarak(!)
eşimin bürosuna hediye yapmak
üzere bu resmi seçtim.
Sonunda bu kadar beğeneceğim bir 
çalışma olacağını aklımdan bile 
geçirmedim doğrusu.Önce arka
fonda ki bayrağın katlarını kesip 
yapıştırmaya başladım ki hocam
arka ya gerçek bayrak koysaydık
keşke dedi.Hemen iptal edip
bayrak aldım ve arkaya gerçek 
bayrak koydum.
Fotoğraflamayı unutmuşum..
Önce resmin çıkarılacak kısmını
belirleyip sert bir zeminde kesip 
çıkarıyorsunuz.Sonra yukardaki gibi
kenarlarını uygun renkte keçeli kalemle
boyuyorsunuz.Yine resimlemeyi unutmuşum..
''Resmi şişirmek'' denen işlemi yapıyorsunuz.
Yani tülbenlerin yapılışında gösterdiğim
gibi talaş torbasının üzerinde,resmin arkasından,
çiçek ütüleme aletleri ile ütülüyorsunuz.
Yani bastırarak resmin dışa doğru
çıkmasını,şişmesini sağlıyorsunuz ki
en sancılı kısmı bu...çünkü eli çok ağrıtıyor.
Sonra kenarlarını bir cımbız yardımı 
ile hafifçe içe büküyorsunuz.
Daha sonra yine ütülediğiniz parçanın arkasına
birer cm ara ile soğuk silikon tapancasıyla
silikon sıkıp üzerine çöp şiş yerleştiriyorsunuz.
Tekrar çöp şişlerin üzerine soğuk silikon
sıkıp taban resmin üzerine yapıştırıyorsunuz.
Resimde şişmiş resmin hali açıkça 
görünüyor, neyse ki bunu çekmişim.
Ortasından hafif kabarmış ,
kenarlara doğru içe dönmüş
 demek istediğim buydu...
Daha sonra perspektif olarak en arkadan
öne doğru katlar yükseltmeye
başlıyor.
Her bir parça için anlattığım işlem sırası
aynen uygulanıyor.Detay kısımlar
tekrar tekrar üst üste yerleştirilerek
boyut kazandırılıyor.
Son kata gelince aklıma kıyafetini kumaşla
kaplamak geldi...Yelek için daha tok bir kumaş seçtim.
Ceketi için terziden kaşe kumaş aldım.
4-5 denemeden sonra en uygunun
altına sıkıştırılmış elyaf koyarak
kaplamak olduğunu anladım.
Ceketin parçalarının kalıplarını çıkardım,
kumaşı  ve elyafı kestim ,teğerledim.
Makinede diktim.Eşimin bir kravatını
bu iş için kullandım.Kravatın en ince 
kısmını bağlayıp yerleştirdim.
Yeleğini üzerine oturttum.
Yan omuz kısımları resme uygun şekilde
koyup,en son yakaları yerleştirdim.

Kalpak işi daha uzun sürdü.
Çünkü o kadar akan bir kumaştı ki anca
altıncı denememde temiz  bir şey çıkarabildim
ortaya.Ama içime sindi sonunda...
Bu resimde kravat yakasının çok önünde
 görününce beni rahatsız etti. Bu gün yakayı bir kez 
daha öne alıp gömlek yakalarını yerleştirdim.
Sonunda oldu... 
Bu arada sağ tarafta Kemal Aatatürk
yazısı vardı,  boya ile kapatıp metal
yazıyı beş kat yükselterek 
orjinal hali gibi yaptım.  


Son anda kravatın ucunu kesip
cebine mendilini de koydum...
Ehh...artık Atatürk'e kıyafet diktim
desem yalan olmaz değil mi?
Uzun sürdü,çok yoruldum.
Ama zafer sarhoşu gibiyim...

LinkWithinn

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...